Bebek sahibi olmak çiftlerin hayatında yalnızca yeni bir aile üyesinin dünyaya gelmesi anlamına gelmez. Aynı zamanda günlük yaşamın, sorumlulukların, uyku düzeninin ve çiftlerin birbirleriyle kurduğu ilişkinin yeniden şekillendiği önemli bir dönemdir.
Bebeğin doğumundan önce çiftlerin kendilerine ayırabildiği zaman daha fazlayken, doğum sonrasında günün büyük bölümü bebeğin ihtiyaçlarına göre planlanabilir. Bu değişim bazı çiftler için beklenenden daha yorucu olabilir.
Bu dönemde yaşanan tartışmalar her zaman ilişkinin kötüye gittiği anlamına gelmez. Çoğu zaman değişen yaşam koşullarına uyum sağlamaya çalışan iki kişinin yaşadığı yorgunluk, beklenti farklılıkları ve iletişim sorunları ön plana çıkar.
Bebek Sonrası İlişkide Neler Değişebilir?
Yeni doğan bir bebeğin günlük bakım ihtiyacı oldukça yoğundur. Beslenme, uyku, banyo, kıyafet değişimi ve bebeğin rahatlığını sağlama gibi birçok konu gün içerisinde tekrar tekrar gündeme gelir.
Buna ek olarak anne ve babanın kendi ihtiyaçları da devam eder. Ev işleri, iş hayatı, alışveriş, sosyal ilişkiler ve kişisel ihtiyaçlar ortadan kalkmaz. Bu nedenle çiftler zaman zaman yetişemedikleri hissine kapılabilir.
Bebek sonrasında çift ilişkisini etkileyebilecek bazı durumlar şunlardır:
- Uyku eksikliği ve sürekli yorgunluk
- Ev işlerinin paylaşımı konusunda anlaşmazlıklar
- Bebeğin bakım sorumluluğunun tek kişide yoğunlaşması
- Çiftlerin birbirlerine daha az zaman ayırması
- Maddi sorumlulukların artması
- Aile büyüklerinin sürece fazla dahil olması
- Ebeveynlik konusunda farklı düşüncelere sahip olmak
Bu faktörlerden birkaçının aynı anda yaşanması çiftler arasındaki iletişimin daha hassas hale gelmesine neden olabilir.
Görev Paylaşımı Neden Bu Kadar Önemlidir?
Bebek bakımının yalnızca bir ebeveynin sorumluluğu gibi görülmesi zaman içerisinde fiziksel ve duygusal yorgunluğu artırabilir.
Görev paylaşımı yalnızca büyük sorumlulukları paylaşmak anlamına gelmez. Günlük yaşam içerisindeki küçük görevlerin paylaşılması da oldukça önemlidir.
Örneğin bir ebeveyn bebeği banyoya hazırlarken diğer ebeveyn havlu, kıyafet ve ihtiyaç duyulan bakım ürünlerini hazırlayabilir. Bebeğin günlük bakımında kullanılan Mustela ürünleri gibi ürünlerin önceden belirli bir yerde hazır tutulması bile günlük rutinin daha kolay ilerlemesine yardımcı olabilir.
Burada önemli olan görevlerin her zaman tam olarak yarı yarıya bölünmesi değil, iki tarafın da sürece katkı sağladığını ve yalnız olmadığını hissetmesidir.
Çiftler Neden Daha Fazla Tartışmaya Başlayabilir?
Bebek sonrası dönemde yaşanan tartışmaların altında bazen tartışılan konudan çok daha farklı nedenler bulunabilir.
Örneğin çiftlerden biri “Neden bunu hazırlamadın?” diye tepki gösterirken asıl sorun uzun süredir kendisini yalnız veya yorgun hissetmesi olabilir.
Benzer şekilde küçük bir ev işi nedeniyle başlayan tartışma aslında “Bütün sorumluluk benim üzerimde” düşüncesinin dışa vurumu olabilir.
Bu nedenle çiftlerin yalnızca tartışmanın konusu üzerine değil, o tartışmanın altında hangi ihtiyacın bulunduğu üzerine de düşünmesi önemlidir.
Günlük Rutinler Çiftlerin Yükünü Azaltabilir
Bebeğin ihtiyaçlarının tamamen saatli ve değişmez bir düzene oturtulması her zaman mümkün olmayabilir. Bununla birlikte gün içerisinde bazı temel rutinlerin oluşturulması aile yaşamını daha öngörülebilir hale getirebilir.
Örneğin akşam saatlerinde:
- Bebeğin banyosunun hazırlanması
- Temiz kıyafetlerin önceden belirlenmesi
- Bakım ürünlerinin hazır tutulması
- Beslenme sonrasında sakinleşme sürecine geçilmesi
- Uyku ortamının hazırlanması
gibi tekrar eden bir düzen oluşturulabilir.
Bu tür küçük organizasyonlar özellikle yoğun günlerde “Şimdi ne yapacağız?” stresini azaltabilir. Banyo ve bakım sürecinde ihtiyaç duyulan bebek bakım ürünleri gibi malzemelerin tek bir alanda düzenli tutulması da ebeveynlerin işini kolaylaştırabilir.
Birbirinizden Ne Beklediğinizi Açıkça Konuşun
Çift ilişkilerinde en sık karşılaşılan sorunlardan biri karşı tarafın kişinin ne düşündüğünü veya neye ihtiyaç duyduğunu kendiliğinden anlamasının beklenmesidir.
Ancak yeni ebeveynlik döneminde her iki taraf da yorgun olabilir. Bu nedenle ihtiyaçların açık şekilde ifade edilmesi daha işlevsel olabilir.
“Hiç yardımcı olmuyorsun” demek yerine:
“Akşam bebeğin banyosunu sen yaptırabilir misin? Ben o sırada biraz dinlenmek istiyorum.”
gibi daha açık ifadeler kullanmak karşı tarafın ne yapabileceğini daha net anlamasını sağlayabilir.
Benzer şekilde:
“Bebeğin gece hazırlıklarını birlikte yaparsak kendimi daha rahat hissederim.”
şeklindeki ifadeler suçlayıcı bir iletişim yerine ihtiyaç odaklı bir iletişim kurulmasına yardımcı olabilir.
Kendinize Ayırdığınız Zamanın Tamamen Kaybolmasına İzin Vermeyin
Yeni doğan döneminde çiftlerin eskisi kadar uzun süre birlikte vakit geçirmesi zor olabilir. Ancak birlikte geçirilen zamanın tamamen ortadan kalkması çiftlerin zaman içerisinde birbirlerinden uzaklaştıklarını hissetmelerine neden olabilir.
Bu nedenle büyük planlar yapmak yerine küçük zaman dilimleri değerlendirilebilir.
Bebek uyuduktan sonra birlikte bir kahve içmek, kısa bir sohbet etmek veya günlük konular dışında konuşmak bile çiftlerin birbirleriyle bağlantıda kalmasına katkı sağlayabilir.
Aynı şekilde her ebeveynin zaman zaman bireysel olarak dinlenebilmesi de önemlidir.
Mükemmel Düzen Kurmaya Çalışmayın
Bebeğin dünyaya gelmesinden sonra evin sürekli düzenli olması, bütün işlerin zamanında tamamlanması ve ebeveynlerin her konuda kusursuz davranması gerçekçi bir beklenti olmayabilir.
Özellikle sosyal medyada görülen düzenli evler ve kusursuz ebeveynlik görüntüleri kişilerin kendi yaşamlarını yetersiz görmesine neden olabilir.
Oysa bebeğin bulunduğu bir evde gün içerisinde beklenmeyen birçok durum yaşanabilir. Bazı günler planlar aksayabilir, ev işleri bekleyebilir veya bebeğin uyku düzeni tamamen değişebilir.
Bu süreçte önemli olan mükemmel bir düzen oluşturmak yerine aile için uygulanabilir bir düzen geliştirmektir.
Bebeğin bakım sürecinde kullanılacak temel malzemelerin hazır bulunması gibi basit düzenlemeler bile günlük yaşamı kolaylaştırabilir. Örneğin Mustela bebek bakım ürünleri gibi düzenli kullanılan ürünleri ulaşılabilir bir yerde tutmak, özellikle yoğun bakım saatlerinde küçük ama pratik bir kolaylık sağlayabilir.
Çiftlerin Birbirlerini Takdir Etmesi Önemlidir
Yoğun dönemlerde insanlar genellikle yapılmayan şeylere odaklanmaya başlayabilir.
“Bunu neden yapmadın?”
“Neden bunu unutuyorsun?”
gibi ifadeler zaman içerisinde ilişkide olumsuz bir iletişim döngüsü oluşturabilir.
Bunun yerine yapılan küçük şeylerin fark edilmesi çiftler arasındaki yakınlığı destekleyebilir.
“Bugün bebeğin bakımını üstlendiğin için teşekkür ederim.”
“Ben dinlenirken onunla ilgilenmen bana iyi geldi.”
gibi basit ifadeler çiftlerin birbirlerinin çabasını gördüğünü hissettirebilir.
Ne Zaman Profesyonel Destek Düşünülebilir?
Bebek sonrası dönemde zaman zaman iletişim problemleri veya tartışmalar yaşanabilir. Ancak sorunların uzun süre devam etmesi ve çiftlerin kendi aralarında çözüm üretmekte zorlanması durumunda psikolojik destek değerlendirilebilir.
Özellikle şu durumlarda profesyonel destek faydalı olabilir:
- Aynı konuların sürekli tartışılması
- Çiftlerin birbirleriyle konuşmaktan kaçınmaya başlaması
- Sürekli öfke veya kırgınlık hissedilmesi
- Ebeveynlik konusunda yoğun anlaşmazlık yaşanması
- Taraflardan birinin kendisini sürekli yalnız hissetmesi
- Tartışmaların giderek daha yıpratıcı hale gelmesi
- Çiftlerin birbirlerinden belirgin biçimde uzaklaştığını hissetmesi
Çift terapisi veya bireysel psikolojik destek sürecinde yaşanan problemlerin altında bulunan iletişim biçimleri, beklentiler ve ihtiyaçlar ele alınabilir.